İnsanlar, birbirleri ile anlaşamadıkları durumda ya da haklarının ihlali söz konusu olduğunda belirli kanun ve yasalar çerçevesinde bu haklarını hukuk yolu ile aramaktadırlar. Bazı davalar ancak ve ancak mahkeme yolu ile mümkün olmak zorunda olduğu gibi bazı davalar ya da olaylar mahkemeye gerek kalmadan daha kısa ve hızlı bir şekilde uzlaşma yoluna girebilmektedir.

Bu uzlaşma yolu ile bazı davalar mahkemeye gerek kalmadan çözülebilmektedir. Arabuluculuk olarak adlandırılan bu uzlaşma yolu, bir hukuk uyuşmazlığı sonucunda taraflardan birinin ya da her ikisinin özgür iradeleri ile seçtiği tarafız ve uzman olan üçüncü kişinin kararları ve sunduğu çözümler ile dava açılmadan önce ya da dava açıldıktan sonra başvurulan bir uzlaşmacı çözüm yöntemine denir. Bu uzlaşmacı çözüm yöntemi zorunlu arabuluculuk ve ihtiyari arabuluculuk olarak iki sınıfa ayrılmaktadır.

Zorunlu Arabuluculuk

 Açılan davaların bazıları mahkemeye gerek kalmadan çözülebilmesinden dolayı, açılan davaların öncesinde uzlaşmacı bir kişiye gitmesi gerektiği zorunluluğu vardır. Ve bu zorunlu arabuluculuk uyuşmazlık içeren davalarda şarttır. Aksi halde bu şart yerine getirilmeden her iki taraftan biri ya da ikisi dava açamaz, eğer açmak isterse bu dava reddedilir. Örneğin ticari davalar ve iş davaları bu kapsamda ele alınır. Bu ticari davalar ve iş davaları, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ihbar tazminatı ve maaş gibi sorunları kapsamaktadır.

İhtiyari Arabuluculuk

Zorunlu arabuluculuğun aksine bu ihtiyari arabuluculuğun herhangi bir şartı yoktur. Dava açılmadan önce bir uzlaşmacıya gitme şartının olmadığı davaları kapsamaktadır. Dava açan kişilerin kendi isteği ile aralarında oluşan uyuşmazlığı daha kısa yoldan çözmek için dava açmadan önce gittikleri bir arabuluculuk yöntemidir.

Fakat suç teşkil eden davalar ise, bu yol ile değil Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre uzlaştırma hükümleri uygulanarak çözülmektedir. Bu sebeple günümüzde artık her savcılık bürolarında uzlaştırma büroları bulunmaktadır.

Nasıl Arabulucu Olunur?

Bu uzlaşmayı sağlayan kişi olan arabulucu, her hukuk işlemi yapan avukatlar, hakimler gibi hukuk fakültesi mezunu olan ve mesleğinde en az 5 yıl tecrübeye sahip olan kişilere denir. Ayrıca iletişim ve görüşme teknikleri konusunda da uzman eğitimi almış olan kişilerdir.

Hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra bu tür faaliyet ile ilgili temel bilgiler ve iletişim teknikleri gibi ve psikoloji, müzakere ve uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile ilgili bir mesleki eğitim alınır. Akabinde bu meslek için yapılan sınav ile bu işi yapacak olan kişilerin mesleki yetenekleri ölçülür. Ve bu sınavdan başarı ile geçen adaylar bu meslek için mesleğin alan sınavına kayıt yaptırma hakkına sahip olmaktadırlar.

Bu uzlaşmacı yöntem sağlayan meslek için sadece Adalet Bakanlığı tarafından tutulmuş olan, meslek ait hazırlanan listeye kayıt yaptıran kişiler bu mesleği icra edebilmektedir.

Arabuluculuk neden yapılır?

Arabuluculuk, mahkemeye başvurulan bazı davaların mahkeme olmadan da çözülebilmesi, iki tarafın daha kolay ve kesin bir sonuç alabilmesi için daha uzlaştırıcı çözüm sunar. Bu sebeple bu uzlaşmacı yönteme ihtiyaç duyulmaktadır. Daha kolay ve hızlı ilerlemesinin yanı sıra tarafların şiddetli anlaşmazlıklarına da yardımcı olmaktadır.

Oldukça kalabalık bir dünya içerisinde yer almamızdan ötürü çok fazla olaylar hemen hemen her yerde görülmektedir. Ve bu olayların hepsi mahkemeye taşınması hukukun yürümesine engel olabilmektedir. Bazı olayların iki tarafın anlaşması ile çözülebilecek durumlar, mahkemede oldukça uzun bir süreç olmaktadır. Bu durumun ortadan kalkması ve daha hızlı ve kolay bir şekilde sonuca varılabilmesi için uzlaşmacı bir çözüm önerileri sunarak yapılmaktadır. Birçok yönden hem taraflara hem de anayasaya oldukça fayda sağlamaktadır.

Arabuluculuğun Avantajları

Dünyada oldukça yaygın bir meslek olmasının yanı sıra hem ülkemizde hem de dünyada hem dava yoluyla hem de anlaşmazlık durumunda ilk önce başvurulan bir rota halini almaktadır. Oldukça popüler olan bu uyuşmazlığı çözen mesleğin avantajları ise oldukça fazladır.

İnsanlar arasındaki ilişkiyi koruyarak taraflar arasındaki iletişimi güçlendirir ve bu tarafların iletişimdeki kötü süreci onararak insan ilişkilerini çözüm olanağı sağlayarak korumaktadır. Diğer bir avantajı ise, oldukça çabuk çözüm sağlamaktadır. Davalara konu olan olaylar mahkeme yolu ile daha uzun sürebilirken bu yöntem ile daha hızlı bir sonuç verir.

Oldukça uzun dava sürelerin aksine çabuk sonuç vermesinden de kaynaklanan birçok nedenden dolayı yapılan masrafların daha ekonomik olmasını sağlamaktadır. Bir diğer avantajı da gizlilik konusunda oldukça hassas olmalarından ötürü tarafların kamuoyuna yansımasından çekindikleri konularda daha çok tercih edilmektedir.

Mahkemede davaların işleyiş süreci iki tarafın elinde değildir. Fakat bu yöntem ile işlerin işleyiş sürecinin kontrolü tarafların elindedir. Taraflar uzlaşır ve bir sonuçta aynı fikirde buluşursa bu süreci kendileri yönetebilir ve bu süreci sonlandırabilirler.

Modern hayatın gelişmesi ile yaygınlaşan alışkanlık var olan alışkanlıklara göre faklı olmaktadır. Hayatlarımızda ki her işin daha hızlı ve daha kesin sonuçlara ulaşmasını istemekteyiz. Zaman biz insanlar için oldukça önemli bir dilimdir. Biz insanların yaşanmış olan ya da yaşanmakta olan olumsuz nedenleri var. Bu olumsuz nedenler gerek özel gerekse iş hayatımızda oldukça karşılaşılan durumlardır. Bu olayların çözülebilmesi için mahkemelere başvurabilmekte. Fakat bazı olaylar mahkemeden önce anayasanın şartı ile uzlaşmaya gidilmeye yönlendirilmektedir. Ya da bazı insanlar mahkemede daha uzun bir işleyiş sürecini yaşamamak ya da daha gizli olmasından dolayı veya mahkeme ile uğraşmamak istemesinden ötürü daha kısa yoldan uzlaşmacı yöntemi olan arabuluculara başvurmaktadırlar.