Hizmet Tespit Davasına İlişkin Yargıtay   

Sigorta bildirimi yapılmayan ya da sigorta primi eksik yatırılarak çalıştırılan işçilerin açabildiği hizmet tespit davasında Yargıtay’ın duruşu da son derece önem taşıyor. İş mahkemesi ya da asliye hukuk mahkemesi tarafından görülen davalarda tarafların itirazı üzerine temyiz aşamasına geçiliyor ve bu davalara Yargıtay bakıyor. Bu yazımızda hizmet tespit davasına ilişkin en detaylı bilgileri veriyoruz.

Hizmet Tespit Davası Nedir, Kimler Açabilir?

Çalışanlar, çalıştıkları işyerinde aylık hizmet primlerinin sigortaya bildirilmemesi nedeniyle iş mahkemelerine hizmet tespit davası açabiliyor. Özellikle emeklilik sırasında prim gün sayısı yetmeyen çalışanlar sıklıkla bu yola başvuruyor. Ancak hizmet tespit davası açabilmek için bazı şartların oluşmuş olması gerekiyor. Bunların başında da zamanaşımı süresine kaçırmadan başvuru yapmak geliyor. Zamanaşımı süresi içerisinde başvuru yapan çalışanlar işyerinde çalıştıklarını tanık ya da belgelerle kanıtlayabilirse, eksik olan prim gün sayıları ödeniyor. Aynı zamanda geçen bu süre içerisindeki yasal faiz ve işveren tarafından ödeniyor.

İşveren tarafından sigorta primi eksik yatan ya da hiç yatmayan bütün çalışanlar iş mahkemesine ya da asliye hukuk mahkemesine başvurarak haklarını arayabilirler. Davanın açılacağı şehirde iş mahkemesi yoksa asliye mahkemeleri bu konuda yetkili mahkemelerdir. Ancak davayı açacak işverenin unutmaması gereken en önemli konu hizmet tespit davalarında ispat yükümlülüğünün işçiye ait olduğudur. Eğer işçi iddiasını kanıtlayamazsa dava reddedilir. Kanıt için işçinin tanık getirebileceği gibi bazı delilleri bularak mahkemeye sunulması da yeterlidir.

Hizmet Tespit Davasının Açılabilmesi İçin Gereken Koşullar

Hizmet tespit davasının açılabilmesi için bazı koşulların oluşması gerekir. Öncelikle 5 yıllık zamanaşımı süresi bu koşulların en önemlisidir. Hizmet tespit davası açmak isteyen kişi sigortasız olarak çalıştığı son yıldan itibaren 5 yıl içerisinde bu davayı açmalıdır. Aksi halde mahkeme davayı kabul etmez. 

Ayrıca sigortasız olarak çalıştırılan işçinin bu hizmetinin sigorta kurumu tarafından tespit edilmemiş olması da gerekir.

Sadece işçi değil hayatını kaybeden işçi yerine hak sahipleri de dava açabilir. Bu durumda işçinin hayatını kaybettiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde dava açmak gerekir.

Hizmet Tespit Davasında Hangi Deliller Sunulur?

Hizmet tespit davasında işçinin sunabileceği en önemli delil tanıklardır. İşçi sigortası çalıştığı işyerinde kendisi ile birlikte çalışan arkadaşlarını davada tanık olarak gösterebilir. Aynı zamanda çalıştığı işyerinin çevresinde bulunan işyerleri varsa burada çalışanlarda tanık olarak mahkemede ifade verebilir.

E- mail yazışmaları ya da whatsapp yazışmaları da bu davalarda delil niteliği taşımaktadır.

İşyerindeki bordro, işe giriş belgesi, defter kaydı gibi bütün evraklar bu davada delil olarak gösterilebilir.

Ancak hizmet tespit davalarında en önemli konunun takın bulmak olduğunu unutmamak gerekir. Bu tür davalarda daha önce verilen kararlarda tanık getiren işçilerin davalarının olumlu sonuçlandığı görülmüştür. 

Hizmet Tespit Davasında Yargıtay

İşçinin işverene açtığı hizmet tespit davalarında mahkemenin verdiği karar bir üst mahkemeye taşınarak temyiz edilebilir. Mahkeme kararını verdikten sonra taraflar 2 hafta içerisinde bir üst mahkemeye itirazlarını yapabilir. Böyle durumlarda da Yargıtay devreye girer. Yargıtay dosyayı inceledikten sonra yerel mahkemenin kararını olduğu gibi kabul edebileceği gibi yeni tanıklar isteyebilir ya da kararı bozabilir.

Bilirkişi raporu mahkeme aşamasında isteneceği gibi Yargıtay aşamasında da istenebilir. Genellikle Yargıtay’ın bozduğu davalar bilirkişiye gönderilmektedir. Ancak bilirkişi raporunun olumlu ya da olumsuz olması genel anlamda hakimi bağlamaz. Dosyada bilirkişi talep edilmesi durumunda bu konuda daha önce çalışma yapmış kişiler tarafından dosya incelenir ve fikir beyan edilir. Burada son kararı verecek olan kişi yine hâkimdir. Yargıtay’ın bozma kararı vermesi durumunda dava yeniden görülür ve tanıklar yeniden dinlenir. Yargıtay’da bu konuda çok sayıda emsal karar bulunmaktadır.

Hizmet Tespit Davasında Karar Kaç Ayda Çıkar?

Hizmet tespit davalarında karar aşaması oldukça uzun süre gidiyor. İş Mahkemesi’nin yoğunluğuna ve davanın durumuna bağlı olarak bu süre 1 yıla kadar uzayabiliyor. Yargıtay sürecini de bunun içine eklersek süre bir buçuk iki yıl arasında diyebiliriz.

Hizmet Tespit Davası Sonucunda İşçinin Kazanacağı Haklar

Hizmet tespit davası sonucunda işveren işçinin kaybettiği haklarını ödemek zorundadır. Özellikle emeklilik için gün tamamlamaya çalışan işçiler için hizmet tespit davası son derece önemlidir. O güne kadar yatırılmayan sigorta prim günleri ispatlanması durumunda ödenmek zorundadır. İşveren sadece sigorta prim günlerini ödemekle yükümlü değildir. Geçen o süre içinde biriken yasal faiz de işveren tarafından ödenmek zorundadır. Emeklilik için yaşı gelmesine rağmen gün dondurmaya çalışanlar daha önceden sigortasız olarak çalıştıkları işyerleri varsa bu günleri tamamlamak için dava açabilirler.

Hizmet tespit davası sonucunda işverenin işçinin maaşından kesilmesi gereken gelir vergisi de vergi dairesine ödenmek zorundadır. Vergi dairesi ve sosyal güvenlik kurumu ödenmeyen vergiler primler için aynı zamanda cezai yaptırım uygulayabilir. Sosyal güvenlik kurumu ve vergi dairesi tarafından kesilen cezalar oldukça yüksektir.

Hizmet tespit davalarında sadece işçi değil aynı zamanda hayatını kaybeden işine mirasçıları da başvuru yapabilir. Ancak onlar içinde zamanaşımı süresi vardır. Zamanaşımı süresi işçinin hayatını kaybettiği tarihten başlayarak 5 yıldır. Bu süreden sonra yapılan başvurular mahkeme tarafından reddedilmektedir.

Hizmet tespit davalarında bilinçli olmak ve dilekçeyi doğru, eksiksiz şekilde yazmak çok önemlidir. Böyle davalarda bir avukat yardımı alınır ya da davayı bir avukatın takip etmesi istenirse kesinlikle sonuç işçi lehine olacaktır.