Tüm dünyayı kısa sürede etkisi altına alan korona virüs sadece insanlığın sağlığını tehlikeye atmakla kalmayıp aynı zamanda insanları ekonomik açıdan oldukça zor bir sürece sokmaktadır. Çin’de başlayıp kısa sürede tüm dünyaya yayılan korona virüs salgını insanlığı ölümcül tehlikeye sokmaktadır.

Oldukça zor bir sürece sokan bu pandemi döneminde insanlar oldukça zor bir süreç yaşamaktadır. Dünya genelinde herkesi zor bir duruma sürükleyen korona virüs salgını sadece sağlık açısından etkilemekle kalmayıp aynı zamanda ekonomik açıdan da oldukça zor bir süreç yaşanmasına neden olmuştur.

Korona virüs, Türkiye’ye geldiğinden beri hem sağlık açısından hem de ekonomik açıdan oldukça zor bir sürece girilmesine neden olmuştur. İnsanlar bir şekilde işten çıkarılarak ekonomik açıdan zor bir sürece girmesi ile içinde bulunduğumuz bu salgın, sağlıktan çok ekonomik açıdan ülkeyi kasıp kavurmuştur.

İşverenlerin elde etmek istedikleri karı elde etmemesi ile çalışanlarını işten çıkartmaları çok fazla görülmeye başlanmıştır. Devlet, bu durumu önlemek için çalışanların işten çıkarılmasına engel olmak için yeni kararlar almıştır. Bu kararlar doğrultusunda hiçbir çalışan hangi sektör olursa olsun işten çıkarılmayacaktı. Fakat bu işverenlere engel olmayıp, işçileri izne ayırmaya başlamışlardır. Bu izinler ise ücretli ya da ücretsiz olarak iki sınıfa ayrılır. Buda işçilerin rızalı ve rızasız izne çıkarılmasına neden olmaktadır.

Ücretli İzin

İşverenlerin işçilerini ayırmış oldukları izinlerde ya da işçilerin çalıştıkları süreçlerdeki izin hakları ile ayrılmış oldukları izinler doğrultusunda aldıkları maaşların kesilmesi ile yapılan izinlere ücretli izin denir. Genellikle işçiler yıllık izinleri ya da herhangi bir sağlık probleminde aldıkları raporlu izinleri ile ücretli izne ayrılırlar.

Ücretsiz İzin

Ücretsiz izinler ise, işverenin ya da işçinin ayırmış olduğu izinlere denir. İşçi kanunundaki madde 56 ve 74’te çalışan işçiye hak olarak verilen izinler haricinde verilen diğer izinleri kapsamaktadır. Ve ücretsiz izinlerin hepsinde işçi ve işverenin rızaları doğrultusunda mümkün olacağı 4857 sayılı işçi kanununda yer almaktadır. Örneğin doğum yapacak olan kadın işçinin 6 aya kadar kullandığı izin ücretsiz izin kapsamına girmektedir.

İşçinin Rızalı İzne Çıkarılması

İşçinin rızası doğrultusunda ayrılmış olduğu ya da işverenin ayırmış olduğu izinler rızalı izin kapsamına girmektedir. Genellikle, bu izinler ücretli olmaktadır. Fakat doğum gibi ücretsiz izinler ve işçinin ayrılmış olduğu yıllık izinler içerisinden 4 günü ücretsiz sayılması gibi izinler işveren ve işçinin rızası doğrultusunda gerçekleşir.

 Ya da ücretli olarak tanımlanmış izin haklarına sahip olan işçilerin de rızaları vardır. Dünyada oldukça yaygın olan bizimde ülke olarak içinde bulunduğumuz korona virüs nedeni ile bazı bankalar ve şirketler kendilerinin ve çalışanlarının sağlığı için işçilerini ücretli izne ayırmaktadırlar. Ya da salgının neden olduğu ekonomik nedenlerden ötürü evden çalışmanın daha elverişli olmasından dolayı da işçileri ücretli izne çıkarmaktadırlar. Bu sayede iş yerlerinin elektrik ve su gibi masraflardan da tasarruf etmelerine olanak sağlanır. Bu gibi izinler rızalı izin kapsamına dahil olmaktadır.

İşçinin Rızası Olmadan İzne Çıkarılması

İşçinin rızası olarak izne çıkarılmasının yanı sıra işçinin rızası olmadan izne çıkarılması durumu da çok fazla görülmektedir. İçinde bulunduğumuz korona virüs salgını nedeni ile devlet tarafından engellen işten çıkarma yasası sayesinde işçiler işlerinden çıkarılmamaktadır. Fakat rızalı ve rızasız izne ayırma yöntemi ile işverenler işçilerini bir bakıma işten çıkarmaktadırlar. Kimi zaman işçinin rızası ile gerçekleşen bu izin çoğu zaman da işçinin rızası olmadan da gerçekleşmektedir.

Rızalı izinler işçinin işçi hakları kapsamında ilerken rızası izinler ise işçinin işçi hakları yok sayılarak ilerlemektedir. Salgın nedeni ile işçilerin rızasız izne ayrılmaları oldukça artmaktadır. İşveren işten çıkaramadığı işçisini ücretsiz olarak izne ayırmaktadır.

Ekonomik açıdan zor bir süreç yaşandığından dolayı hiçbir işçi ücretsiz olarak izne ayrılmak istemez. Genel açıdan bakıldığında Türkiye genelinde işçiler askeri ücretle çalışmaktadır. Yaşam standartları çok fazla sınırlı olan insanlar işsiz kaldıklarında ya da ücretsiz izne ayrıldıklarında ekonomik açıdan oldukça zora girmektedirler. Bu sebeple hiçbir işçi ücretsiz izne ayrılmak istemez.

İzinlerde işveren ve işçinin rızası olma durumu söz konudur. Fakat rızası olmadan izne çıkarılan işçilerin bu duruma izni yoktur. İşverenin özellikle bu salgın nedeniyle işçilerini izne ayırmak istemesinin sebebi ise, işçilere ücret ödememek olmasından kaynaklanır. İşçinin rızasız izne ayrılması sonucu işçi hakları kapsamında yok sayılan hakkını işçi mahkemede arayarak sahip çıkabilir.

İşveren ve İşçi Hakları

İşveren ve işçi hakları, işçi ve işverenlerin işçi haklarını kapsayan hakları kapsamaktadır. Bu haklar kapsamında işçi ve işveren haklarında herhangi bir olumsuz etkende çözüm olarak yarar sağlamaktadır. İşveren hakları, 4857 sayılı iş kanunu kapsamında hem işçi için hem de işveren için düzenlenen kanunda her iki tarafın da tüm hakları ele alınmıştır. Bu haklar kapsamında işveren işçinin haklarını göz ardı etmesine olanak sağlamaz.

Korona virüsün ülkemize bu kadar çok yayılması nedeni ile birçok sorun oluşmuş durumdadır. Devlet işçilerin işten çıkarılmasını yasaklasa da işverenler bir yolunu bulup işçileri rızalı veya rızasız izinlere ayırmaktadırlar. Bu durumda bir bakıma özellikle ücretsiz olarak ayırdıkları işçilerin rızası olmadan izne çıkartmalarından ötürü aslında işten çıkartma işlemi yapmış sayılmaktadır. İşveren ve işçi hakları sayesinde işçi hakları da işveren hakları da her koşulda ve her süreçte hakların korunmasına olanak sağlamaktadır.